27 Ocak 2012 Cuma

cek nikılsın hastanede böyle

cek abimiz böyle topluma uymayan bazı davranışlar içerisinde, bunu atıyorlar hastaneye. delikanlı adam tabi abimiz, kendini değiştirmiyor, oradakilerle kankalaşıyor, onlara farklı açılar gösteriyor filan. yerli bi' amca var orada, 3 metre filan boyu, onunla da kanka oluyor iyice, adam aslında bambaşkaymış. spoiler oluyor böyle şeyler işte, izlemek lazım orayı.

ama şunu diyeyim tabi, çok kıyak geçiyor bazı gençlere, herkes orada olmalı gibi.

24 Ocak 2012 Salı

Didanik

Bu gemi battı söyleyeyim size, gemi hareket ederken;

-Bu gemiyi Tanrı bile batıramaz.

diyen piç vardı ya, işte onun yüzündne battı, pis münafık, onunla beraber kaç kişi öldü gitti. Zaten daha sonra o piçi canımız ciğerimiz Polat Alemdar bi filminde piçaklayarak öldürdü de biraz intikam aldı. Agresifleştim biraz ama bu filmi de bilmeyen yoktur yani! Büyük pirodiksiyon!

23 Ocak 2012 Pazartesi

Altıncı His

Ne o adam kapı tokmaklarına değiyormuş da ölüymüş de oskarları alıyormuş, zikime anlatsınlar Amerikalılar o hikayeyi, resmen Allah'ı inkar etmektir bu bence, bu memlekette çekilse o film, gider seti basarım, sonuçta, ölenle ölünmez, adam öldükten sonra da arkasından konuşulmaz, bu pezevenkler bi de tutmuşlar ölü adamın arkasında film çevirmişler. Yemin ediyom mikrop bi memleket şu Amerikanya, Burus Vilis'i de adam sanırdım, değilmiş, zippoyla uçak patlatan adamdan hayır mı gelir Allah aşkına, day hard 1-2-3-4-5-8-10.

var ya hani cek nikılsın oynuyor

çok sefiyorm ya bu filimi, adam kitap yazmak istiyor, o yüzden gidiyor dağda bir yere. çocuğuyla karısını da alıyor. yhaa gerçi tamam sen git de, kadını niye sürüklüyorsun oraya, çocuk da yazık, tek başına slk oluyor zamanla. otel de kocaman böyle, kaybolunuyor sürekli. adam sonra kafayı yiyor, gidip balta buluyor bir yerden. kapıları filan kırıyordu en son. bakamadım oralara, kan filan aktı ıyyy. filmin sonunda öğrendik ki adam ölümsüzmüş.

oniki engri men

üff yhaa siyah beyaz film, hiç sevmem. zaten adından da belli işte, oniki tane adam var, yakışıklı olan da yok hiç. zaten siyah beyaz, kim nedir belli değil. adamlar ölmüştür bile şimdiye, niye izliyorsak bilemedim.

bi tane çocuk vardı başta gösterdi, mahkemeydi galiba, o genç iyi gibiydi ama onu da asacaklar galiba. odada geçiyor zaten tüm film, adamların hepsi çocuğu asmak istiyor, yazık kimin çocuğuysa, bir tane adam sadece savunuyor bunu, sonra tüm adamlar çark ediyor. karakterli adam bir taneymiş yani, kalanlar fos. iki laf edince, döndüler hemen. bi' tane adam maça gitmek istiyordu işte, slk şey, erkekler böyle işte. çocuğun hayatını bile önemsiyor slk şey ya. sonunda yaşlı bir adam yürüyordu, yanına başka bir yaşlı adam geldi, tanıştılar. 10 saat konuşmuşlar, daha yeni tanışıyorlar, böyle slk olamazlar yhaa.

Üç Maymun

Ya ben hiç bişi anlamadım bu filmden, off, Gnctrkcll şifrem de bok oldu gitti, filmin sonunda adam çatıya çıkmış denize bakıyordu, pezevenk orada öyle mal mal bakılır mı, yap bi mangal, aç bi radyoyu dinle, öyle yağmur altında bak dur, zamanıma yazık, ama filmin bi yerinde filmdeki esmer ve sakallı abi karısının memelerini böyle yoğuruyordu, orada içim biraz tuhaf oldu ama zevk de alamadım. Sik gibi filmdi yani.

fayt kılap

var yaaa adamdaki kasları görmen lazım, garip oldum izlerken. bir tane de bunun yanında duran pısırık bir çocuk var ama o işe yaramaz ya. uykusuzluk filan çekmiş bir ara, sonra düzeldi galiba. ot mot çiğniyordu o ara. şanslı çocuk yine de, yakışıklı olana denk geliyor uçakta, orada değişiyor hayatı işte. evini mi ne patlamışlar, bu çocuk ekrandayken dikkat edemiyorum yau, tipsizin teki. sonra yakışıklıyla bira içiyorlar. yakışıklı bunu yerim her türlü diyor sanırım, vur filan diyor buna, ama slk işte, kulağına vuruyor bunun, yakışıklı da vuruyor buna, ilerlettim oraları biraz, slk slk vuruyorlar birbirlerine. sonra anlamadım kalabalık oldular birden, şişman bir adam geldi, yakışıklıyı yakışıksız bir hale getirdi, ama herkes çok etkilenmiş gibiydi. bir de bi kız var, ıyyy slk şey, yakışıklıya yazdı hep film boyunca, yakışıklı da buna karşılık verdi. bir hayli şey yaptı bunlar, sonra diğeri mi yapmış ney, öyle bir şeyler dediler. ama yakışıklıyı yedi yani kız. anaokulundan beri mi ne bir şey yapmamış, boyadan bahsediyordu galiba, çünkü yakışıklının elinde eldiven filan vardı bir ara.

sonra bunlar gezdi tüm ülkeyi, boynu oturtulmuş bir çocuk vardı, uzunca, o bir şeyler dedi ama uyuyakalmışım orada. sonunda çocuk kendini vurdu, yakışıklı da bu slk ile yüz göz olmadı daha fazla, çekti gitti. kız geldi sonra, patlayan binalar vardı. offf çalan şarkı süperdi yhaa.

Dı Yuşııl Suspekt

Selam herkese!

Arkadaşlar öncelikle böyle bi filmin yorumunu yaptığım için çok mutluyum, çünkü filmin kahramanı Kayseri'li Sözer olduğu için önce kendim sonra da Türkiye'm adına gurur duydum. Kayseri'li Sözer böyle afilli biri, dıkşın dıkşın önüne geçeni seriyor yere, gözüne bakan dünyanın kaç bucak olduğunu anlıyor ama bi tek polis anlamıyor, zaten Amerikan polisleri biraz salak arkadaşlar, kahveye kurabiye banıp yiyorlar mesela, olur mu öyle şey? Olmaz, kurabiye çaya banılır bi kerem. Neyse işte, Kayseri'li Sözer abimiz, tüm çeteyi böyle sikertiyor ayıptır söylemesi, sonra da işte paraları alıyor mu almıyor mu orayı kaçırdım, sucu geldi eve de, annemgil bağırdı kapıya bak diye, ona şeyettim, orayı kaçırdım ama bi'şiyi daha anlamadım neden topallıyor Kayseri'li Sözer, onu çözemedim, zaten polis de çözemedi, herhalde filmin sonunu açık bıraktılar ki izleyici düşünsün diye, zaten filmin sonunda da arabaya biniyor, böyle çakmağını yakıp sigarasını filan yakıyor, paltolar, müzik son ses volum! Of ya, çok güzel filmdi, Kayseri'li herkese selam olsun bu vesileyle.

rikuem for e dırim

öff yhaa yine böyle üzücü sonlu filim yapmışlar. halbuki o kadar güzel kız vardı, çocuk da eh işte, zenci bile vardı orda, negüzel yaşayacaklarken pis işlere girince çocuk, allah izin vermez böyle şeyler, tövbe haşa. annesi de ayrı slk yha, o yaşta neler yapmaya çalışıyor kadın. çocuğu da telefizyon çalıyor, yine de bir şey demiyor. vur işte ağzına ablacım, yığ yere. işte bunları yapmayınca küçük yaşta, çocuk sonra nerelere gidiyor, sıkıntıdan sıkıntıya uçuyor hep.

siyahi çocuk da düzgün gibiydi ama gtü tutuşunca nasıl da koşuyor böyle, can havliyle rekor kırıyor. zaten bunlar o yüzden hep rekor filan kırıyor hep. can havliyle, kaplan kovalıyor gibi koşuyorlar hep. film güzel yani.

Beş Yüz Deyz Ohh Sammır

Son zamanlarda seyrettiğim en güsel film! Tam bir aşk macerası, renkli göslü güsel kız çocuğu peşinden sürüm sürüm süründürüyor ihihihi, keşke tüm erkekler öyle koşsa peşimizden! Sonra tabisi de güsel kızla biraz aşna fişne yapıyorlar, hatta İKEA'ya bile gidiyorlar, ama sanırım çocuk kızı aldatıyor, çünkü böyle camı çerçeveyi indirecek hale geliyor, arkadaşları aman yapma etme derken çocuk bunalıma giriyor, o an acıdım biraz çocuğa ama oh olsun, koşsun biraz güsel kızın peşinden, öyle kolay elde edilemeyeceğimizi anlasınlar:P Geliyor gidiyor, hatta böyle bi ara ekranı ikiye bölmüşler, ayy orası çok güseldi yaa:/ Çocuk kedi gibi bekliyor kapıda, göya yine partide aşna fişne edecekler ama gerçekte aşna fişne yok, çünkü kız başkasını seviyor, gerçekler acıdır! Zaten beş yüz deys ohh sammır'ın ohh'su da buradan geliyor anladığım kadarıyla. Sonra işte, ayrılıyorlar, yürütemiyorlar ilişkilerini ve sonunda noluyor biliyor musunuz? Çocuk gidiyor başka birine aşık oluyor, adı da aytum. Bu erkeklerin hepsi böyle kızlar. Çok öpüyorum sizleri, izleyin pişman olmayacaksınız, kıps.

itörnıl sanşayn

offff yhaa süper bi film. kız var işte, aşık bir çocuğa, çocuk da bunu seviyor ama istemedikleri şeyler yapmışlar geçmişte. orda bir şey geliştirmiş başkaları, bunların akılları siliyor makina, sonra unutuyorlar her şeyi ama aşık ya işte, unutmuyor aslında, hatırlıyor ara ara. çocuk da aynı böyle. ama çocuğun çok hatası olmuş. aslında böyle makina olsa negüzel olurdu yhaa, sildirirdik iğrenç insanları böyle. öfff o slk aytunç geldi aklıma, sileceksin böylelerini zaten, slk ya.